(Haber Işılay Kızılgöz)
Burada bir yazarın yazısı değil , Sma Dmd hastası ailelerin feryat çığlığının yansımasıdır. Kaleme dökülen gerçekler artık sesimizi duyurun çağrısı…
Yollar yapılıyor.
Köprüler uzanıyor.
Raylar şehirleri birbirine bağlıyor.
Ve her açılışta aynı cümle:
“Geleceğe yatırım yapıyoruz.”
Durun.
Bir soru soralım:
Gelecek kim?
Bu ülkede bir çocuk var.
Nefes alıyor ama zamanla yarışıyor.
Gözleri hayata bakıyor ama bedeni yavaş yavaş susuyor.
O çocuk
Spinal Musküler Atrofi ile savaşıyor.
Bir başkası
Duchenne Musküler Distrofi ile eriyor.
Ve biz.
Biz hâlâ proje konuşuyoruz.
Bir anne düşünün.
Gece herkes uyurken o uyanık.
Bir elinde telefon,
diğer elinde evladının fotoğrafı.
Parmakları titreyerek yazıyor:
“Lütfen paylaşır mısınız?”
Bu bir yardım çağrısı değil.
Bu bir yaşam çığlığı.
Milyarlarca liralık yatırımlar açıklanıyor.
Rakamlar büyüyor, projeler çoğalıyor.
Ama bir çocuk için gereken ilaç söz konusu olunca
cümle değişiyor:
“Şartlar inceleniyor. ”
“Uygunluk değerlendiriliyor. ”
“Henüz kapsamda değil. ”
Peki ölüm kapsamda mı?
Bu ülkede asfalt eksik olsa kimse ölmez.
Ama bir tedavi eksik olursa
bir çocuk eksilir.
Sessizce.
Geri gelmemek üzere.
Bu bir ekonomi meselesi değil artık.
Bu bir öncelik meselesi.
Bu bir vicdan sınavı.
Evet.
Devlet büyük.
Ama büyüklük;
yapılan yolun uzunluğuyla değil,
kurtarılan hayatın sayısıyla ölçülür.
Soruyorum:
Bir çocuğun yaşam hakkı
neden bağış linklerine sığdırılıyor?
Neden bir annenin umudu
“kampanya %60 oldu” cümlesine mahkûm?
Neden bu ülkenin evlatları
yaşamak için yarışmak zorunda?
Bu çocuklar sadaka istemiyor.
Bu çocuklar haklarını istiyor.
Yaşama hakkını.
Devletin şefkatini.
Sistemin gücünü.
Eğer bir ülkede:
Bir çocuk hayatta kalmak için sosyal medyaya muhtaçsa,
orada eksik olan bütçe değil.
iradedir.
Artık kimse şunu söylemesin:
“Yapılacak bir şey yok.”
Var.
Çok şey var.
İstenirse bir gecede çıkan kararlar,
istenirse bir çocuğun hayatını da kurtarır.
Bugün yapılması gereken şey çok net:
Projeler konuşulurken,
çocuklar unutulmayacak.
Bütçeler hazırlanırken,
yaşam hakkı ertelenmeyecek.
Ve hiçbir anne,
evladını yaşatmak için
kalabalıklara yalvarmayacak.
Çünkü bir ülkenin gerçek gücü;
betonunda değil,
yaşatabildiği çocuklarında saklıdır.
Ve unutmayın:
Gelecek.
yollarla değil,
nefes alan çocuklarla kurulur.

Kaynak: Kanalözgüntv medya