(Gazeteci Yazar Aydın Özgün)
Bir hatırlayış yazısı…
Zamanın ruhu değişti. Teknoloji gelişti, iletişim kolaylaştı, bilgiye erişim hızlandı. Ancak farkında olmadan çok değerli bir şeyi kaybettik: İnsani bağlarımızı…
Unutmak Bize Yakışmaz.
Artık ne sevgiye eskisi kadar yer var hayatımızda, ne saygıya, ne merhamete… Oysa bu değerler, bizi insan yapan şeylerdi. Onlar sayesinde anlamlıydı yaşam, onlar sayesinde sıcak ve güvenliydi bir evin içi, bir kalbin kapısı. Ama şimdi dijital ekranların soğuk ışıkları sardı her yanı. Telefonlar, bilgisayarlar, sosyal medya platformları ve oyunlar… Her şey elimizin altında ama kendimiz çok uzakta kaldık.
Gün içinde kaç kez gerçekten birinin gözlerinin içine bakıyoruz? Çocuklarımızla oynarken elimizde telefon oluyor mu? Sevdiklerimizin sesini duyduğumuzda içimiz titriyor mu hâlâ? Yoksa her şey bir bildirim sesi kadar mı kıymetli oldu?
Bu Sorular, Sadece Bugünü Değil, Geleceğimizi de İlgilendiriyor.
Çünkü biz, teknolojiyle iç içe yaşarken, hayatla aramıza mesafe koyduk. Artık “an”da kalamıyoruz. Düşünmüyoruz, hissetmiyoruz. Yalnızlaşıyoruz ama kalabalıklar içinde. Gülüyoruz ama içimiz boş. Konuşuyoruz ama samimiyet eksik. Kendimizi ifade ederken bile başkalarının onayıyla yön buluyoruz. “Beğeni” kadar değerli hissediyoruz. Oysa gerçek değer içeride… Kalbimizde, ruhumuzda, ilişkilerimizde…
Kendimizden koptuk. O kadar çok dışa bağımlı hale geldik ki, içimize dönmeyi unuttuk. Bir durup soluklanmayı, ne hissettiğimizi sormayı, aynaya bakıp gerçekten kim olduğumuzu görmeyi unuttuk.
İşte bu yüzden, şimdi bir uyanış zamanı.
Yeniden kendimize dönmek, yeniden insan olduğumuzu hatırlamak zorundayız. Bu dünya bir denge dünyası; iyilikle kötülük, karanlıkla aydınlık, sevgiyle korku birlikte var. Dualite, yani zıtlıklar arasında salınan bu evrende, seçim bizim elimizde.
Ya daha fazla kopacağız kendimizden, ya da şefkatle yeniden bulacağız içsel özümüzü.
Altın kural İse Basit Ama Derin:
Ne olursa olsun, önce kendimizi sevmeli ve farkına varmalıyız.
Kendini seven insan, başkasına da sevgiyle yaklaşır. Kendini bilen insan, başkasına da anlayışla yaklaşır. Kendine zaman ayıran, başkasına da zaman ayırabilir.
Teknoloji elbette kötü değil. Doğru kullanıldığında büyük bir nimet. Ama kontrol bizde olmalı. Ekranları ihtiyaç kadar kullanmalı, hayatı ise doyasıya yaşamalıyız. Çünkü kaçırdığımız her an, geri gelmeyecek. O an, bir çocuğun gülümsemesi olabilir… Bir yaşlının duası, bir dostun gözyaşı, bir annenin sessiz bakışı olabilir.
Bir şekilde yeniden doğaya, insana, aileye, kalbe dönmeliyiz. Sabahları kuş sesleriyle uyanmayı, kahvaltı sofralarında göz teması kurmayı, yürürken telefon yerine gökyüzüne bakmayı hatırlamalıyız.
Çünkü yaşam orada. Gerçek olan Orada. Bizim Özümüz Orada.
Evet, belki yorulduk. Belki çok koştuk, çok dağıldık. Ama şimdi bir durma, dönme, hatırlama zamanı…
İnsanız Biz.
Unutmak bize yakışmaz.
Unuttuğumuzu hatırlamaksa en kıymetli şifadır.
Kanalözgüntv
Yazar; Aydın Özgün
Kaynak: Özgün medya haber ajansı