KABUKÇUOĞLU 14 MART TIP BAYRAMINDA SAĞLIK SORUNLARINA EL ATTI…

KABUKÇUOĞLU 14 MART TIP BAYRAMINDA SAĞLIK SORUNLARINA EL ATTI…
Yayınlama: 14.03.2023
A+
A-

Mehmet Çatakçı

İYİ Parti Eskişehir Milletvekili Dr. Aslan Kavukçuoğlu TBMM Genel Kurulunda 14
Mart Tıp Bayramı dolayısı ile yaptığı konuşmada Türkiye”deki sağlık sorunlarını
dile getirdi.
Kavukçuoğlu konuşmasında şu görüşlere yer verdi.”Her insan için hastalık
kaçınılmazdır. Dünyadaki en kıymetli canlı insandır. İnsanlar, hem insani boyutta
kaliteli ve uzun yaşamak için, hem de sosyal boyutta ömürlerini uzatmak için
çalışırlar.
Tıp, bilim dalı olarak insanlığın en çok üzerinde çalıştığı bilim alanıdır. 1900
yılında ortalama ömür 40 yaş iken, günümüzde 80 yaşa ulaşmıştır. Ömrün uzaması
bilim adamlarının harcadıkları çaba sayesindedir. Dünyada bu çabalar devam
ederken, bizde de pek çok bilim adamı, tıbbi gelişmelerde yer aldılar, tıbba
hizmette bulundular. En meşhuru Sayın Prof. Dr. Aziz Sancardır. Kendisine
saygılarımı sunuyorum.
Cumhuriyetin başında ülkemizde her kurum eksik, sorunlu ve maddi-manevi
güçlük içindeydi. İnsanlarımız bakımsız hasta idi. Sıtma, trahom, verem toplumu
bitiriyordu. Kıt kaynaklara rağmen Cumhuriyet vatandaşlarını sağlığına
kavuşturdu.
Osmanlıda modern tıp eğitimi 14 Mart 1827de, Tıphane-i Amire ve Cerrahhane-i
Amire ile başladı.Ülkemizde 14 mart tıp bayramı olarak 1976 yılından bu yana
kutlanmaktadır. Cumhuriyetin başlangıcında nüfus 13 milyon, 550 hekim, 60
eczane, 136 ebe, 6500 yatak mevcuttu. Türkiye Cumhuriyetinin 100. yılında
195.000 hekim, 303.000 hemşire ve ebe, 30.000 eczane ve 220.000 diğer personel
hizmet vermektedir.
Her şeye rant gözüyle AK Parti hükümeti, sağlık sektörünü de ranta kurban
edilmiştir. Sağlık sisteminde öncelenmesi gereken koruyucu sağlık hizmetleri, geri
plana itildi. AK Parti hükümetleri sağlık sektörüne şehir hastaneleri penceresinden
baktı. Yani sadece para gözüyle baktı. Şehir hastanelerinin açtığı yataktan daha
fazlası iptal edildi.
Günümüzde ise bir hasta için devlet hastanelerinden randevu almak, mücadele
işidir.. Maddi durumları yerinde olanlar, özel hastanelerde sorunlarını çözüyorlar.
Türk hekimleri 5 dakika ara ile hasta muayene ederek dünya rekoruna koşuyor. Ak

Parti ile uygulamaya konulan performans sistemi tıpta kaliteyi bitirmiştir. Yapılan
sağlık hizmetlerinin kalite değerlendirmesi yoktur.
AK Parti hükümetlerinin anladığı tek şey büyüklüktür. Dünyanın en büyük
hastanesi, dünyanın en uzun televizyon kulesi, dünyanın en uzun köprüsü vs…
Büyüklük tutkusu basit bir kompleks giderme yöntemidir. Ülkenin ihtiyacın olan en
başta kalitedir. En uygun sayıda yatağa sahip, şehirlere serpiştirilmiş, hastanın
ayağına giden, ekonomik verimli hastaneler; veya en uygun ayak açıklığı olan
köprüler, veya kültürel ve altyapısı oluşmuş, geleceğe umutla bakan üniversiteler
olmalıdır.
İnsanlarımız kadirşinastır. Randevu alamayan hastalar, tahlil sonuçları için hekime
ulaşamayan hastalar, hastanelerdeki aşırı kalabalık ve bunların sonucunda canı
burnuna gelen hastalar ve hasta yakınları; bu olumsuzlukların doğurduğu gerilim ve
şiddet, hedef ise sağlık personelidir. AK Parti toplumu ve sağlık personelini
şiddetle tanıştırmıştır. AK Parti hükümetleri sağlıkta şiddete çözüm aramayı
bırakmış, olayı geçiştirmeye uğraşıyor. Gereğini yapmayarak, kısmen sağlıkta
şiddetin destekçisidir. Cumhuriyetin ilk 80 yılında 3 hekim görevi başında hayatını
kaybetmişken; 20 yılda 10 hekim hayatını kaybetti. Sağlıkta şiddet tırmanarak
devam ediyor. Hükümet diğer devlet kurumlarına gösterdiği ilgiyi sağlık
personeline göstermiyor. Devlet kurumları arasında sağlık, şiddetin kurbanı olan
tek devlet kurumudur.
Türkiye Cumhuriyetinde sağlık personeline ödenen maaş, gelişmiş ülkelerle
kıyaslanamayacak kadar düşüktür. 10 sağlıkçıdan 9’u borçla yaşıyor. Sağlık
çalışanlarının borçluluk oranı 2019’da % 70 iken, günümüzde % 92'ye çıkmıştır.
Bazı çalışanlar borçlarını kapatmak için emekli ikramiyelerine güvenmektedir.
Ancak verilen sağlık hizmetleri, batı ülkelerinin
sağlık hizmetleri ile yarışacak seviyededir. Bu, doktorlarımızın ve tüm sağlık
personelimizin fedakarlıkları sayesindedir. AK Partinin yaptığı hesapsız ve
programsız, diplomalı işsiz yetiştirme programından, sağlık sektörü de payını
almıştır. 39 branşta 500.000den fazla sağlık personeli atama beklemektedir. İYİ
Parti iktidarında sağlık personeli işsizlikten kurtulacaktır.
Bir devlette, çalışanların aldıkları ücretler, emeklilik için baz alınır. Sağlık
sektöründe hekimler ve çalışanlar iki tür kazanca sahiptir. Bu insanların ya başka
bir devletten daha ücret aldıklarını düşünürsünüz, ya da asli işlerinin dışında iş
yaptıklarını düşünürsünüz. Sağlık çalışanları emekli olunca, geçimlerini
sağlayamayacak olmaktan korkar olmuşlardır. Sağlık çalışanlarının emekleri
karşılığında aldıkları ücretin tamamı, emeklilikleri için esas olmalıdır. Devlet başka
mesleklere gösterdiği adil davranışı sağlık çalışanlarına da göstermelidir.

Doktorlar hiçbir zaman, AK Parti hükümetlerinin yaptığı kadar aşağılanmadı. Sayın
Cumhurbaşkanı, milletin birliğini, beraberliğini temsil etmesi gerekirler,
doktorların yurt dışına gitmeleri konusunda işi giderlerse gitsinlere kadar
getirmiştir. Aşağılanmaktan, itilip kakılmaktan usandı, Türk hekimleri çareyi
yurtdışına gitmekle buldular. 2012 yılında yurtdışına gitmek isteyen hekim sayısı
59 iken 2022’de 45 misli artarak 2685’e ulaşmıştır. Bu ülkenin tüm vatandaşları
vatanperverdir. Ülkenin Cumhurbaşkanının insanları suçlaması kabul edilemez.
Tüm vatandaşlarımız güçlüklere, ülkesi için fedakarlıklara hazırdır. Bu milli
duygular, vatandaşların zaafı kabul edilmemeli. AK Parti hükümeti, bu hisleri
maalesef yandaşlarına çıkar için istismar etmiştir. Hekimlerin istediği, nimetler
kadar külfetlerin de paylaşılmasıdır.
Tıp fakülteleri büyük ekonomik sorunlarla uğraşıyor. Hükümet, tıp fakültelerini
kendine rakip seçmiştir. Tıpta uzmanlık eğitiminde kontenjanlar yatak sayısından,
eğitici sayısından
bağımsız olarak artırıldı. Tıp fakültelerinde eğitimi sorunca çok romantiksin eğitim
mi kaldı deniliyor. Ülkemizde hekim kalite ilişkisi tamamen bozulmuştur. Eğitim
vermesi gerekenler ancak rutin hasta hizmetlerine yetişmeye çalışmaktalar. Eğitim
işi sahipsizdir. Eğitim kurumlarında asistanlar sadece seyrederek öğrenme
zorundadırlar. Tıp fakültesi öğretim üyeleri, devlet hastanesinde çalışan uzman
hekimlerden daha az maaş alır hale gelmiştir. Üniversite ve üniversite hastanesi
depreme dayanıklılık testinden geçirilmelidir. İyi doktor, ancak iyi tıp
fakültelerinden yetişebilir.
İYİ Parti, hekimlerin ve sağlık personelinin sorunlarını bilmektedir. Millet ittifakı
ile, tıp fakültelerinden başlayarak; sağlık kurumları, hekimler ve sağlık personeli,
hak ettikleri saygınlık ve maddi imkanlara kavuşacaktır.
Depremde hayatını kaybeden tüm vatandaşlarımıza, sağlık personeline Allah tan
rahmet dilerim, yakınlarına sabır dilerim, yararılara şifalar dilerim.
Meslektaşlarımın 14 Mart Tıp Bayramı’nı kutlarım. Milletimiz onların
fedakarlıklarının farkındadır. Tüm sektörlerde olduğu gibi sağlık sektöründe de
sorunların çözülmesi ile büyük bir manevi hazla mesleklerini icra
edeceklerdir,”dedi.

Özgün Medya Haber Ajansı, Kanal ÖzgünTv Türkiye için Varlığını Devam Ettiren, Gelecek Nesillere Katma Değer Katacak Bir Vizyon İle Hareket Eden, Ülkesine Yandaş, Siyasilere Tarafsız Bir Misyonla Hareket Eden Bir Kuruluştur
Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.