Mehmet Çatakçı
ET KRİZİNDE KORKUTAN ŞÜPHE!
Gürer: “Hayvancılık yapay et için mi soruna dönüştürülüyor?”
Gürer: “Yapay et için dünyada
bilerek et krizi mi yaratılıyor ?”
CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Meclis Genel Kurulu’nda yaptığı
konuşmada, ülkemizde son zamanlarda ortaya çıkan et krizinin bilerek yaratılmış
olabileceğini belirtti.
1970’lerde kıtlık geliyor diye GDO’lu ürünlerin pazara verildiğini anımsatan
Gürer, nişasta bazlı şekerin AKP iktidarı eliyle Türkiye’ye sokulduğunu anımsattı.
CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü
verileri hücresel kökenli et üretiminin 2030 yılında toplam et üretiminin yüzde
10'unu karşılayacağı yönünde tahminde bulunduğunu belirterek, yapay ete kapı
aralamak için et krizinin yaratılmış olabileceğini endişesini ifade etti. Ayrıca gebe
süt inekleri ve düvelerin kesilmesini seyreden iktidarların et krizini öngörememesi
düşündürücü olduğunu da sözlerine ekledi.
ET KRİZİNİN NEDENLERİ…
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, TBMM
Genel Kurulu’nda söz alarak, ülkemizde son zamanlarda oluşan et krizi ile bu
soruna neden olan etkenler üzerinde değerlendirmelerde bulundu.
ET KRİZİ BİLEREK Mİ YARATILIYOR
Ülkemizde hayvancılıkla ilgili sorunların arttığına dikkat çeken CHP Milletvekili
Ömer Fethi Gürer, “Et krizi de kapıda ama genelde baktığınız zaman bu süreç
bilerek yaratıldı gibi çünkü et ve sütteki süreç gebe ineklerin, süt ineklerinin ve
düvelerin kesilmesiyle ortaya çıktı” diye konuştu.
ÖNCE NİŞASTA BAZLI ŞURUP, ŞİMDİ DE YAPAY ET!
Dünyada da hayvancılığın, döneminin en sorunlu sürecine girdiğine dikkat çeken
CHP Milletvekili Gürer, “ Burada yapay et olayının acaba bu süreçte etkisi nedir?
diye insan düşünmeden edemiyor. Çünkü 1970 yılında GDO'lu ürün piyasaya
verileceği zaman ortalığa şöyle bir algı yerleştirildi: Kıtlık geliyor. Kıtlıkla genetiği
değiştirilmiş organizmaların tarımda yer alması sağlandı, ardından
nişasta bazlı şurup ki insan sağlığına zararlı, ona yol açıldı, şimdi de yapay etin
yolu açılıyor” şeklinde konuştu.
YAPAY ET 7 YIL SONRA ET ÜRETİMİNİN
YÜZDE 10’UNUN OLUŞTURACAK
Yapay etle ilgili olarak Tarım ve Orman Bakanına yönelttiği soru önergesine
Bakanın verdiği yanıtta, "Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü verileri
hücresel kökenli et üretiminin 2030 yılında toplam et üretiminin yüzde 10'unu
karşılayacağı tahmin ediliyor; ülkemizde de bu yönde çalışma yapılıyor” şeklinde
ifadeler yer aldığını aktaran Ömer Fethi Gürer, “Hani karbon salınımıyla
hayvancılığı azaltalım derken, meralar bir taraftan yok edilirken, yapay etin
piyasasına da pazarına da yol mu açılıyor diye insan düşünmeden edemiyor”
diyerek, bu konuyla ilgili endişelerini anlattı.
YAPAY ETE KAPI MI ARALANIYOR?
Mera alanlarının 40 milyon hektardan 20 milyon hektara düştüğünü, mera yerine
fabrikada yapılan yemle hayvanlar beslenmeye başlandığını belirten Gürer, “
Bugün Türkiye 12,5 milyon ton çoğunluğu GDO'lu yem ithal ederek hayvan
beslenmesi yapılıyor. Bu durumda "Yapay ete de bir kapı mı aralanıyor?" diye
düşünmeden edinilmiyor. Çünkü et fiyatlarının bu kadar artması, süt ve gebe
ineklerin kesiminin seyredilmesiyle doğrudan ilişkili” değerlendirmesinde bulundu.
İTHAL ETLERİN MENŞEİ TARTIŞMALI
Yurt dışından da ülkemize getirilen karkas et, löp etlerin menşe ve içeriği
bakımında da tartışmalı olduğunu söyleyen CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer
“Farklı ülkelerin tüketmediği etler de ülkemize mi getiriliyor? Çünkü Adalet ve
Kalkınma Partisi iktidarları döneminde yurt dışında hayvan yemi olarak tanımlanan
11 proteinli buğdayı ithal ettik. Yurt dışında da başkasının tüketmediği eti "Et açığı
var, uygun fiyatla vereceğim." diye ülkemize getirilme durumunun olabileceğini
değerlendirmek gerekiyor” ifadelerini kullandı.
YAPAY ETE NEDEN İHTİYAÇ DUYULUYOR?
Dünyada tarımı yönlendiren kartellerin, tekellerin daha az masrafla daha çok
kazanma duygusunun bu tür yapılanmaları da açığa çıkarttığına değinen CHP
Milletvekili Ömer Fethi Gürer, “Yani yapay ete ihtiyaç duyulması ve bununla ilgili
de üretiminin yolunun açılması ve bunun da insan sağlığı üzerindeki etkilerinin
olumsuz olması gerçek anlamda düşündürücü. Çünkü hayvanlardan alınan
numunelerden elde edilen kök hücrelerin amino asit, glikoz, vitamin, minerallerle
oluşan bir çözeltiyle karıştırılarak meydana gelen bu karışımla, laboratuvarda
türetilen bir eti insanların tüketimle yapay eti zorlamak anlayışı dünyada giderek
yaygınlaştırılıyor. Birleşmiş Milletlerin Gıda örgütü “2030 öngörüsü" dediğimiz
şurada, yedi yıl sonrasında yüzde 10 yapay etin tüketilmeye başlanacağı olasılığını
değerlendiriyor. Gıdada sürekli olarak daha çok kazanmak isteyen, bu anlamda da
dünyaya yön veren aile şirketleri -ki büyük holding bunlar yönetim anlayışında- bu
tür dayatmaları topluma getiriyorlar” dedi.
ET FAKİRİN TÜKETECEĞİ BİR GIDA OLMAKTAN ÇIKTI
CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Meclis Genel Kurulu’ndaki
konuşmasında etin artık fakir fukaranın, garip gurebanın, yoksulun, esnafın,
emeklinin tüketeceği bir gıda ürünü olmaktan çıktığını da ifade etti.
Eskiden Ramazan sofralarının vazgeçilmezleri arasında yer alan pastırmanın
kilosunun 700 liraya çıktığını, bu nedenle çoğu insanın pastırmanın yanına bile
yaklaşamadığını belirten Gürer, “Öyle
olunca toplumun genelinin tükettiği gıda konusunda büyük oyunlar dönüyor. Bu
oyunların yansıması fiyatların da artışıyla birlikte büyük kazançlar getiriyor. Yani
yapay olarak elde edilen ürünlerde daha az fiyatla piyasaya vermiyor” diye
konuştu.
KIRSAL BOŞALIYOR
50 kiloluk süt yeminin 400 lira, samanın kilosunun 1 buçuk liradan 4 liraya,
yoncanın 3 liradan 7 liraya yükseldiğine dikkat çeken Gürer, bu şartlarda
hayvancılığın sürdürülebilirliği sorunlu hâle geldiği gibi, kırsalda nüfus boşalmanın
da devam ettiğini, çoğu köyde ahırlarında artık boş olduğunu da vurguladı.
SİYASİ İKTİDAR ÖNLEM ALMADI
Siyasi iktidarın bu konuda yeterince önlem almadığını da belirten Ömer Fethi
Gürer, Türkiye’ye nişasta bazlışekerin AKP eliyle sokulduğunu, aynı şekilde yapay
etle ilgili çalışmaların yolunun açılması için böyle bir et kriz sürecinin de
yaratılmasına seyirci kalınacaktır”dedi.