(Haber Merkezi Aydın ÖZGÜN)
Mardin’in mütevazı Sürgücü beldesinden başlayan ve kısa sürede dalga dalga yayılan bir sosyal dayanışma hikayesi, Türkiye’de emsali görülmemiş bir modele dönüştü. Mardin Sürgücü Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği, yalnızca bir yardım kuruluşu değil; aynı zamanda dayanışma kültürünü yeniden tanımlayan, köklü geleneklerle modern sosyal yapılar arasında köprü kuran örnek bir oluşumdur. Bu hikâyenin özünde ise oldukça ilginç ve sembolik bir başlangıç vardır:
33 Köyle Başlayan Bir Yolculuk
Her büyük hareketin bir kıvılcımı olur. Bu kıvılcım, mardin Beldesi Savura Bağlı Sürgücü’de bir grup gönüllünün “birlikte daha güçlüyüz” inancıyla bir araya gelmesiyle çakıldı. Her biri kendi bütçesinden bir köyün bağışlayan 33 kişi, hem ekonomik hem de toplumsal bir kalkınma modeli yaratmak için kolları sıvadı. Toplanan koyunlar, derneğin kurduğu ortak üretim çiftliğinin temelini oluşturdu birlik ve Beraberlik
Bu adım sadece bir hayvancılık girişimi değildi. Aynı zamanda, paylaşımın, dayanışmanın ve güvenin gücünü hatırlatan sembolik bir başlangıçtı.
Dayanışma Kültürünün Modern Yorumu
Mardin Sürgücü Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği, yalnızca ihtiyaç sahiplerine yardım ulaştıran bir yapı değil; aynı zamanda üretim yapan, istihdam sağlayan ve toplumsal kalkınmayı amaçlayan sürdürülebilir bir modelin temsilcisi haline geldi.
33 köyün ve beldesi azimi
• Üretim Temelli Yardımlaşma: 33 köyüyle başlayan hayvancılık faaliyeti, bugün onlarca aileye istihdam sağlayan bir kooperatife dönüştü.
• Eğitim ve Kadın Güçlendirme Programları: Dernek, gençler ve kadınlar için meslek edindirme kursları, okuma yazma atölyeleri ve girişimcilik destekleri sunarak bölgesel kalkınmaya katkı sağlıyor.
• Geleneksel ile Moderni Birleştiren Projeler: Bölgenin kültürel değerlerini koruyarak geliştiren projeler, özellikle yerel el sanatları ve tarım ürünlerinin markalaşması üzerine yoğunlaşıyor.
Türkiye’ye Örnek Bir Model
Sürgücü’de filizlenen bu dayanışma modeli, Türkiye’nin farklı bölgelerine de ilham verdi. Bugün birçok yerel yönetim ve sivil toplum kuruluşu, bu örnekten yola çıkarak benzer kooperatifler ve sosyal yardımlaşma yapıları kurmaya başladı. Özellikle kırsalda yaşayan gençler için umut, kadınlar için ise özgüven kaynağı oldu.
Derneğin kurucuları, bu başarının ardında “sadakat, şeffaflık ve paylaşma kültürü”nün olduğunu vurguluyor. 33 köyüyle başlayan yolculuk, artık yüzlerce gönüllünün omuz omuza verdiği, yüzlerce hayata dokunan bir halk hareketine dönüşmüş durumda.
Sonuç: Sürgücü’den Yükselen Bir Işık
Mardin Sürgücü Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği’nin başarısı, sadece ekonomik bir kalkınma modeli değil; aynı zamanda Türkiye’nin ihtiyaç duyduğu toplumsal dayanışma ruhunun en somut örneklerinden biridir. 33 köyün, burada sadece bir sayı değil; birlikte hareket etmenin, el ele vermenin ve ortak bir hayali gerçeğe dönüştürmenin simgesidir
Kaynak: Özgün medya haber ajansı