ANTALYADA KIRACILAR DAYANISMASI BIR ARAYA GELDI

- ANTALYADA KIRACILAR DAYANISMASI BIR ARAYA GELDI
- Türkiye’de de Anayasa’nın 5. maddesinde barınma ihtiyacı devletin temel amaç ve görevleri arasında sayılmış, 35. maddesinde ise mülkiyet hakkının kamu yararı amacı ile sınırlandırılabileceği belirtilmiştir.
Dünyada uygulanan kira kontrol yöntemleri
Günümüzde kira kontrolü amacıyla kullanılan en yaygın yöntem olarak sınıflandırma yöntemi ön plana çıkıyor. Bu yöntemde benzer özelliklere sahip konutlara uygulanabilecek en yüksek kira bedelinin ve bu kira bedellerine uygulanacak artış oranları kanun ile belirleniyor. Bu konudaki ilk uygulamalarda kira bedeli belli bir yıla göre sabitlenirken, daha sonraki uygulamalarda belirli bir artış oranı (enflasyon gibi) dikkate alınarak kira bedelinin belirlenmesi esası benimsenmiştir. Bu yöntemde taşınmazlara uygulanacak kira bedelleri sınırlandırılırken, benzer özellikli taşınmazlar bir grup olarak değerlendirildiğini söyleyebiliriz.
bir yıllık dönemde kira tespit raporları olusturulmali, Vergide kayıt dışılığı önleme ve mücadeleye yönelik eylem planında da kira sözleşmelerinin e-devlette bulunmasının ve gayrimenkul değerleme bilgi sisteminin raporlarıyla bölgesel kira rayiç değerleri verisi oluşturulup e devlet üzerinden tutulacak evin kira değeri belirlenip ona göre , emlakci komisyonu ve tahliye taahhüdü de dahil her şeyin kayit altına alınması gerekiyor.Borçlar Kanununa madde eklenerek, ilk kiralamada sokak rayici getirilmesi mümkündür. Buna göre, semtlerin, sokakların ve binaların emlak vergisi ve değerli konut vergisi belirlendiğine göre, kira sınırlamasına ilişkin bir sınıflandırma da yapılabilir. Burada sosyal konutlar, orta konutlar ve lüks konutlar ile yazlıkları da ayrı sınıflandırmaya tabi tutulabilir. Konutları yatırım aracı olmaktan çıkarıp her ailenin 1 evi olmalı bunda kendi oturduğu takdirde vergi alınmamalı. Ancak fazla alınan konutlardan katlanarak vergi alınmalı. Aynı şekilde özellikle sonradan Türk vatandaşı olan yabancıların birden fazla konut alımı engellenmeli. Toprak satışına izin verilmemeli.
Biz 2 yıldır Antalya da konut ve kiraların artışı ile ilgili vatandaş olarak her yere yazdık. Sosyal medyadan daha etkili bir şeyin olmadığı günümüzde magduriyetimizi her platformda dile getirmeye çalıştık. Antalya için kimse harekete geçmedi geçmiyor da. Ülkeye dolar girişini sağlamanın başka yolu yok muydu ki Turk halkı bu kadar mağdur edildi? Ne, boş imzalatilan tahliye taahhutlerine, ne yetkisiz belgesiz al satci vurguncu emlakcilara, ne kontrolsüz göçe, ne de çok sayıda mülk alıp piyasayı ele geçiren özellikle Ruslar a kimse dur demedi. En kötü ev 7 binden başlarken asgari ücretli, memur, emekli herkes perişan. Yabancilar; “biz değil siz artık yabancisiniz” diye sosyal medyada bizimle dalga geçiyor. Kendi ülkemizde multeciden beter durumdayız. Büyük bir barınma krizi yaşanıyor. Bu işe ivedilikle çözüm bulunmalı. Onumuz seçim, partilerin öncelikli konuları arasında dar gelirlilerin barınma sorunu, emlakcilik sektörünün düzenlenmesi, yabancılara vatandaşlıkta sınırlamalar ve guclestirici önlemler alinmasi, konut satışı be kira tespit komisyonlarının kurulması, tahliye taahudu ile kiracilara uygulanan mobingin ortadan kaldırılması gibi bir dizi konunun yer alıp acil olarak çözümlenmesi gerekmektedir. Yoksa halkın sabrı kalmadı. Diyerek tepkilerini dile getirdiler